Spiga

WinSnap 1.1.7 (NTWind Software )

WinSnap ekran görüntülerini alma ve düzenleme için küçük gelişmiş bir faydalıdır. Arkazeminde istediğiniz dikdörtgen olmayan şekildeki pencereyi kolayca yakalayabilir, otomatik olarak basit canvas transformasyonları ve renklendirme efektleri icra eder, profesyonel Photoshop stilinde düzgün gölgeler ekleme ve daha fazlasını yapabilir. Ayrıca WinSnap birçok imaj dosya tipini destekler ve gelişmiş otomatik kaydetme özellikleri sağlar.

• Yuvarlak köşeli pencerelerde kolay ekran yakalama
• WinSnap pencere hali hakkında bilgi kayeder ve düzgün gölgeler ekler!
• Tek "uygulama" modu size tek tıklama ile öndeki uygulamanın tüm görünür pencerelerini yakalayabilme.
• Temel renklendirme efektleri ve canvas transformasyonları.
• Gelişmiş otomatik kaydetme ve otomatik kopyalama seçenekleri.
• Daima klavye ve mouse kontrolü (Print Screen değişimi).
• 100kb uygulama ile tüm bu işi yapın! - Paint’den küçük!
• Kişisel, eğitim ve ticari olmayan kullanım için ücretsizdir!
Dosya adı : WinSnap_1.1.7.exe
Dosya büyüklüğü : 242KB Lisansı : freeware Üretici : NTWind Software
Üretici site : http://www.ntwind.com/

İndirme adresi:
http://www.blogcu.com/download/goruntuleme/winsnap/indir/

Başkanlar Ne Dedi?

Süleyman Demirel:
Koltuğumda biraz daha oturmak için
kimseden istekte bulunmam. Demokrasi için
ne gerekirse yaparım çünkü hırstan
arınmak zorundayız. Çağdaş uygarlık yolunda
coşmuş bir insanim. Bensiz bir Türkiye
de pekala güzel yönetilebilir. Bunun aksini
düşünemiyorum. Kendim için bir şey 
istiyorsam namerdim. Tersi olsaydı derdim ki;
istiyorum, evet sürem uzatılsın!!!
----
Bülent Ecevit
Benim solcu bir politikacı olduğuma
kuşku duyulamaz. Yolumdan döndüğüme
hala inananlar varsa, onların akıllarına
hayret ederim. Her kesimden sabit fikirlilere
şaşarım. Asıl olan her zaman ve her konuda
halkın isteğidir. Sağcıların kıblesi ise hep
Amerika Birleşik Devletleri'dir. Ben de
halkım için varım ve tüm hizmetlerimle
onların bir memuru olmaktan kıvançlıyım!!!
--- 
Mesut Yılmaz
Benim dürüst parti lideri imajım
Her şeyden önemlidir. Ben başka liderler gibi
halkı kandırmak amacıyla tasarlanmış
oyunlara girmem. Bu benim için sakınılacak
bir görünümdür. Ekonomiyle ve borsayla
görevim gerektiği kadar ilgiliyim. Halkımla
içli dışlıyım ve bu ilişkilerim sayesinde
toplumda değerli bir yerim var. Sanılmasın ki
yakın çevremi ihya ederim...

***
Şimdide birer satir atlayarak okuyun

Arkadaşlarım

Sitem mi dersiniz, şikâyet mi bil(e)mem ama içimi dökesim geldi zahir, yazalım.
Arkadaşlarım anlamadığım bir şekilde kendilerine verdiğim değeri sorgulamak istiyorlar her zaman. Belki buna hakları var doğal olarak ancak bunu yaparken sordukları sorular yanlış oluyor ya da cevapları yanlış yerlerde arıyorlar.
İnsanlar arkadaşları, dostları, sevdikleri vs insanlar tarafından ilgi görmek, sevildiğini bilmek, kendilerine verilen değeri hissetmek isterler, bunda da haklıdırlar ancak "vur deyip de öldürmek" şeklinde bir söz vardır ya, benimki de o keza, bana da yazık, değil mi ama?..
Biraz daha açalım konuyu:
Benim arkadaşlarım onları ne kadar sevdiğimi, değer verdiğimi, nazarımdaki yerlerini sözlerimde değil de suskun kalmamda, telefona yanıt verişimde, oturmamda, kalkmamda, bazı durumlarda yorumsuz bırakmamda vs böyle aslında olması gerekenin dışında yerlerde arıyorlar... Düşünüyorum da; ya söylemem yetmiyor ya da ben yeterince ikna kabiliyetine sahip değilim sanırım. Çünkü öyle olmasaydı arkadaşlarım sözlerime inanırlardı, böyle hiç alakası olmayan şeylerden anlamlar çıkarmaya çalışmazlardı... İnsan ilişkilerinde her şey bir anlam taşır ancak hiçbir şey alenen ifade edilenden daha objektif olmamalıdır- samimi olmak şartıyla- (Burada taş gelecek bana, başıma geleceği tahmin edebiliyorum ama yazmış bulundum bir kere :) )

Doğrudur insanların tavırları ilişkilerinde önemlidir, doğrudur; yeterince güler yüzlü olmayabilirim, bazen de aksi davranabilirim, sık sık görüşemiyorumdur-bunu istememe rağmen- ama bu onları sevmediğimden, değer vermediğimden değil, içinde bulunduğum şartların fazlaca ağır olması, stresLi bir hayatım olması ve geçirdiğim bunca travmadandır. Bunların üstüne benim bu konuları sürekli dillendirmeyen biri olmamı da eklersek bu tür sorunlar çıkıyor ortaya. Ama bunu anlatamıyorum kimseye...
Diğer bir ihtimal ise; "birbirimizi yeterince tanımıyor olmamız" olabilir diye düşünüyorum. Bahsi geçen arkadaşlarımla uzun zamandır birlikteyim ama görüntü bunu pek de ispatlamıyor, yukarda bahsettiklerim dolayısıyla. Oysa sorsanız bu arkadaşlarıma beni çok iyi tanıdıklarını söylerler, bir sürü şey anlatırlar hakkımda. Ama durum böyle olunca, yeterince tanımadığımız kanaati sanki daha ağır basıyor benim nazarımda.
İnandığım bir şey daha var: "insanlara gerçeklerden ziyade, duymak istediklerini söylediğiniz zaman sizden iyisi yok, ama aksi durumda sizden kötüsü de olmayabiliyor" bazen kendi durumumu bununla da ilişkilendirebiliyorum ancak bu biraz-hatta çoğu zaman- doğal gelmiyor bana, haliyle bu tavırdan da bir hayli uzağım. Bu de olumsuz puan olarak ekleniyor sanırım haneme.

İmkânım olsa da bütün vakitlerimi onlarla geçirsem, dertleri derdim, mutlulukları mutluluğum olsa, her şeyi paylaşabilsem, ancak hepimiz hemfikiriz ki "hayat çok acımasız" ve bu, içinde bulunduğumuz zaman diliminde -haliyle-çok zor bir olay.
Belki çok şey istiyorum bilmiyorum ama insanlardan -özellikle de arkadaşım olduğunu iddia edenlerden- tek istediğim şey "birazcık anlayış, birazcık samimiyet..."
İşte böyle uzar gider bu yazı, sanırım biraz dolmuşum. Yazı şu an halet-i ruhiye’m gibi, odam gibi, dünyam gibi dağınık oldu, affınıza sığınarak burada noktalıyorum.

İyi Geceler.

ABD Savaşı Kaybederse

Malumunuz kendini dünyanın jandarması olarak gören, meydanı boş bulunca da buna iyiden iyiye inanan ABD kendince demokratik(!) savaş veriyor hani...Her yere özgürlük(!) götürüyor, mutluluk(!) falan filan...Kendince haklı(!) sebepleri var(mış), çıt çıkaran da yok, kafasına göre cirit atıyor tüm dünyada...Tabi cümle alem neyin ne olduğunu anlıyor anlamasına da ses çıkaran yok, dur diyen yok. Haliyle almış başını gidiyor işte...

İşte olaylar böyle giderken geçen bir sınıf arkadaşımın bilgisayarında gördüğüm resimler çok hoşuma gitti. "ABD Savaşı Kaybederse..." şeklinde bir yaklaşımı vardı. Hoşuma gitti, biraz tebessüm edin diye ben de paylaşmak istedim. Buyrun:

"ABD Savaşı Kaybederse..."






Erkekler Ne Gibidirler

Klasiktir, erkekler bayanlara, bayanlar da erkeklere böyle atar tutarlar, onlardan yine bir tanesi e-postama gelmişti. Bakın erkekler ne gibiymiş :)

Erkekler yeni doğmuş bebek gibidirler.
İlk başta çok şirin görünürler, ama bir süre sonra altlarını değiştirmekten sıkılırsınız.

Erkekler kahve gibidirler.
En iyileri zengin ve sıcaktır ve sizi bütün gece ayakta tutabilir.

Erkekler bilgisayar gibidirler.
Anlaşılmaları kolay değildir ancak hiçbir zaman yeterli hafızaya sahip değildirler.

Erkekler uzaktan kumanda aleti gibidirler.
Basit. Kullanımı kolay. Ve genellikle televizyonun yakınında uzanmış durumda.

Erkekler yıldız falı gibidirler.
Size her zaman ne yapacağınızı söylerler ve genellikle de yanlıştırlar.

Erkekler iş makinaları gibidirler.Çok gürültü yaparlar ama çalıştırılmaları zordur.

Erkekler termos gibidirler.
İçini bira doldurup her yere taşıyabilirsiniz.

Erkekler şilte gibidirler.
Eninde sonunda en iyileri bile deforme olur.

Erkekler Brezilya dizileri gibidirler.
Seyretmesi eğlenceli. Ancak her duyduğunuza inanmayın!

Sen, Yani Ben

Bir hiç uğruna yaşattığın acıların bir hiç uğruna ruhunu kemirdiğini anladığın anlardır, vazgeçişlerinin yaşandığı zamanlar…
Ruhunu bedeninden ayıran vakitlerdir, ruhunu saflaştırdığın anlar…
Bedenine çakılı kalmış acılarının işkenceyle çıkarmak istersin yüreğinden ve beyninden, ne kadar iyi işkence yaparsan o kadar iyi yontarsın acılarını…
Gözlerinin derinlere daldığı anlarda tekrar anlarsın;
"Hangi işkence yüreğini silebilir ki…"
Ve hangi yolda yürürsen tekrar karşılaşmazsın aynılarıyla…
Sığınmaz acıların tek kişilik bedenine, tek kişilik değildir çünkü onlar…
Tek kişilik olmaya müsait değildir senin diken devesi kaplı yüreğin…
Yürek savaşır, yürek yarışır kendiyle en çok… Tek kişilik bir savaştır ve galip gelen yenilenin kardeşidir aslında. Kim yenerse yensin iç acır, kanar…
Kanayan yaranın zordur kapanması…
Uçurumdan atmaya çalıştığın ve her seferinde ya beraber yuvarlandığın ya da eline zamkla yapıştırılmış gibi çıkmayan acıların izin vermez onları yok etmene, sen ne kadar didinsen de…
Hangisinin doğru olduğuna karar veremezsin, kararsız senaristler gibi, öldürsen mi, yaşatsan mı başkarakteri…
Bir meyve ağacının meyvelerini saymaya başlarsın saymayı yeni öğrenmiş çocuklar gibi, oyunlar bulursun kendine, unutmak için her şeyi…
Kolay değildir hiç bir şey, Kolay da kolay değildir…
Kolay demek yolun yarısını tamamlamak değildir, hep denildiği gibi…
Kolay olmaz sileceklerin tüm camı silmesi…
O yüzden bir hiç uğruna yaşattığın acıların bir hiç uğruna ruhunu kemirdiği anlardır, vazgeçişlerinin yaşandığı zamanlar
Ve sen her vazgeçişte aslında yeniden sarılırsın vazgeçmeye çalıştığın her şeye…
Ve bağlarsın onları bedeninin en saklı bölgelerine
Ve sen hep o yüzden her sabah bir iç çekersin onları yerine yerleştirmek istercesine…
Sen diye bahsedersin şimdi olduğu gibi ikinci tekil şahıstan, yani kendine hep"sen" dersin yani ben'e…
Ben işte hep bu yüzden "ben" diye konuşmam,
Yabancı olduğumdan en çokta kendime beklide…
Hükmetmez hiçbir komutan kendisine…
O yüzden" ben" hep "sen" olur hayatımın en kangren dönemlerinde…
İşte ben hep o yüzden bedenime çakılı kalmış acılarımı işkenceyle çıkartmaya çalışırken hep " sen " derim kendime…
İnsan kendi kendine işkence yapamaz diye…
Sen yani Ben…
Boğuldukça öğreniyorsun girdaplı vakitlerde yüzmeyi…

(Alıntı)

Adobe Photoshop CS3 - Full ISO

Of ulan of!.. Ne yazacağım konusunda tek bir fikrim biLe yok. Bari şu Photoshop CS3 adreslerini yayınlayayım da hayra geçsin...Haydeeee!
Adobe Photoshop CS3 - Full ISO

http://rapidshare.com/files/19568885/Adobe_Photoshop_Cs3.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19580265/Adobe_Photoshop_Cs3.part2.rar
http://rapidshare.com/files/19598693/Adobe_Photoshop_Cs3.part3.rar
http://rapidshare.com/files/19606781/Adobe_Photoshop_Cs3.part4.rar

Rar Şifresi: www.hayatimsanal.com

Değiştirme; Serial arayan arkadaşlar; şunları da deneyin, genelde çalışıyor, umarım işinize yarar.
1330-1751-1921-7520-1721-1350
1330-1363-7694-4895-1528-1544
1330-1800-5141-4335-5864-7292
1330-1639-1879-7614-0164-0352
1330-1313-7694-4895-1528-1598
1330-1863-9167-6007-0649-1177
1330-1793-3705-2324-5056-2305
1330-1455-9505-9239-2041-4849

Aşk Deprem Gibidir



Yine yorgun argın okuldan gelmiş, yorucu bir staj gününün daha bitmiş olmasının mutluluğu vardı içimde ve bir de yarın nöbetçi olacağım gerçeğine hazırlamaya çalışıyordum kendimi. Bilgisayarımda blogum gibi kafasına göre takılıyor, rasgele müzik çalıyordu. O sırada birden İclal Aydın ablamızın o güzel şiiri - Seni Seviyordum - çalmaya başladı. Birden bir hüzün doldu içime, sonra Can Dündar'ın da "Aşk Deprem Gibidir" adlı yazısı geçmeye başladı kafamdan... Aşık falan olmaktan öte gelmiyordu bu ama nedenini de çözememiştim. Uzun zamandır hasret kaldığım yağmurlara bugün apansız yakalanmaktandır belki de... Sadece şiirimi dinledim, yazıyı tekrar tekrar hatırladım...

Ne staj kaldı kafada...ne de yarınki nöbet... Can Dündar'ın da dediği gibi kırık hat mı yokladı ne?..

Aşk Deprem Gibidir...
Ne zaman kimi vuracağını asla bilemezsiniz.

Gece yarısı aniden, dipten yükselen coşkulu bir dalga gibi kabarır içinizde.

Toprak ayağınızın altından kayıyor gibi olur ve en hazırlıksız olduğunuz anda bütün şiddetiyle vurur.

Sarsılır, neye uğradığınızı şaşırırsınız.

Heyecan,korku, kararsızlık, cesaret, acı, öfke,huzun,merhamet, şiddet kaplar bir anda dünyanızı. Es dost yardıma koşsa da kolay toparlanamazsın.

Bittiğinde ağır bir enkaz bırakır geride.

Daha kötüsü, “tamamen bitti” sandığınız sarsıntı, hafif bir şiddette artçı şoklar halinde yıllarca sürebilir.

Kalbinizdeki kirik hat ara sıra yoklar yeniden…

(Can Dündar)

Ulead Video Studio 10



PROGRAM BÜYÜK ORANDA TÜRKÇEDİR. KATILIMSIZ KURULUMDUR. YANİ TEK TIKLAMAYLA PROGRAM KENDİNİ KURAR. SİZE SADECE BEKLEMEK KALIR. FULL SÜRÜMDÜR.

PROGRAMI KULLANAN BİLİR VE KISACA EN KULLANILIR ÖZELLİKLERİ:
-AVİ, VCD, SVCS, VMW, DVD FORMATLARINDA OLAN DOSYALARA ALTYAZIYI GENE BU FORMATLARLA GÖMEBİLİYORSUNUZ.
—GENE BU FORMATLARI BİRBİRİNE ÇEVİREBİLİYORSUNUZ.
—ELİNİZDEKİ FOTOLARI İSTEDİĞİNİZ ŞEKİLDE EDİTLEYEREK VCD YA DA DVD YE KAYIT YAPABİLİYORSUNUZ(SLAYT SHOW)(MÜZİKTE EKLEYEBİLİYORSUNUZ)
-PROGRAM YAKLAŞIK %70 ORANINDA TÜRKÇE. DAHASI KURCALAYARAK ÖĞRENİLİYO AÇIKÇASI.
KOLAY GELSIN.

Part 1 - Birinci Kısım

Part 2 - İkinci Kısım

RAR ŞİFRESİ YOKTUR.
(www.shanex.com sitesinden alınmıştır.)

UYMADIM HAYATIN YAZIM KURALLARINA

Üç noktalar (...)
Soru işaretleri (?)
Ünlemler (!)
Belki de sadece nokta (.)
Ardarda virgüller (,)
İç içe parantezler (())
Tırnak içinde konuşmalar ("")
Açıklama yapmaya izin vermeyen iki noktalar (: )
Nedenleri açıklamaya çalışan noktalı virgüller (;)
Kesme işaretleri ( ' )
Büyük harfler
Küçük harfler
Şahıslar
Haller
Kısaltmalar
Vs vs vs'ler.....


Yazarken dikkat etmediğim imla kuralları hayatımın en uzun cümlesine gelip yerleşmişler.
Bunu seni düşündükçe anladım, senin hayatımın en uzun zamanına gelip yerleşmenle.


İşte o zaman koydum sonunu senin anlamanı istediğim cümlelerimin sonuna üç noktayı...
Sana soramadığım soruların sonuna soru işaretlerini?
Sevinçlerimin arkasına koyduğum ünlemleri, süprizlerine şaşırıp koymayı ne çok isterdim.
Sen konuşmalarının bitimine ise sadece nokta koydun.
Kendimi anlatırken virgülleri koydum,
Detaylarda parantezleri açtım,
Kendimi savunuşlarımda tırnakları.
İzin vermediğin açıklamalarımda iki noktayı sevgili yaptım,
Nedenleri sorduğumda noktayla virgülü koyamadın üst üste sen.
Ben her senin adını andığımda kesme işareti ile ayırdım adından kıskandığım ekleri.
SENİ SEVİYORUM yazdım büyük harflerle!
Küçük harfe bile razıydım "bende seni" deseydin?
Onlar, bunlar, şunlar ilgilendirmedi hiç beni
Sadece ben, sen, bizdik.
Senden önce ve senden sonraydı benim eklerim, senin -den halindi en çok sevdiğim
Cesaret edemeyip yırtık bir kağıda yazdığım ise sadece sçs idi. Kısalmak yakışmadı sevgimi ifade etmeye.
Ve sana olan herşeyi yine vs vs ile geçiştirdiğim bu yazıda hiç bir noktalama işaretine uymadım sadece sonuna koyabiliyorum noktayı, tıpkı senin söylemek isteyipte söyleyemediklerinde koyduğun nokta gibi...
__________________

((ALINTI))

MEB BİRİMLERİNİN İNTERNET SİTELERİ

Bilmiyorum nereden esti bunları eklemek ama belki ihtiyacı olan, işlerine yarayabilecek birileri vardır diyerek ekledim :)



Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü
Çıraklık,Meslek.ve Tek.Eğt.Gel.veYay.Dai.Başk.
Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
Din Öğretimi Genel Müdürlüğü
Eğitim Araçları ve Donatım Dairesi Başkanlığı
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü
Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Bşk.
Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü
Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı
Hukuk Müşavirliği
İdari Mali İşler Daire Bşk.
İlköğretim Genel Müdürlüğü
İlksan Yönetim Kurumu Başkanlığı
İşletmeler Dairesi Bşk.
Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü
Metargem
Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı
Milli Eğitim Sağlık Eğitimi Vakfı Başkanlığı
Milli Eğitim Vakfı
Müsteşarlık Bürosu
Okul içi Beden Eğitim Spor ve İzcilik Dai. Bşk.
Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü
Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Bşk.
Ortaöğretim Genel Müdürlüğü
Öğretmen Yetiştirme ve Eğit. Gen. Müd.
Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Bşk.
Özel Eğitim Reh. ve Danışma Hiz. Gen. Müd
Özel Kalem Müdürlüğü
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü
Personel Genel Müdürlüğü
Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığı
Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı
Savunma Sekreterliği
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı
Teftiş Kurulu Başkanlığı
Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü
Yatırımlar ve Tesisler Dairesi Bşk.
Yayımlar Dairesi Başkanlığı
Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğü
Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü
Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kur. Gen. Md.

2 Günde Neler Olmuş...





Dün:

Dermatoloji sınavına gittim, hasta başında en aksi hocaya denk geldim. Hastamla anlaşma sorunu (Dil) yaşadım, ona rağmen hastamı sundum. Hocam sabrımı denedi, üstüme geldi, sözlü sınav (bana göre) kötü geçti, yazılı sınav zordu, yolda minibüs kaza yapıyordu; ucuz atlattık, akşam yemeğini dışarıda yedim.

Bugün:

Bu sabah yeni bir staja başladım, başlar başlamaz insanlıktan nasibini almamış ama elinde yetkisi olan insanlarla tanıştım, tabi durur muyum hiç; hemen dalaştım J Moralim bozuldu derken Dermatoloji sınavını geçtiğim haberi geldi, moralim düzeldi, sonra yine yorucu bir staj günü geçirdim… Staj çıkışında Hepatit aşısı ikinci dozunu oldum. :) Evdeyim şimdi; aile albümündeki resimleri bilgisayarıma aktarmaya başladım… Hala tarıyorum… (Stres atmak için birebir)

İşte birkaç cümleyle iki günün özeti, ama ne kadar stresli, yoğun geçti anlatamam… Sınavı da başarıyla geçtik ya “başarı” her şeye bedel…

Bu kadar strese, sıkıntıya tek bir cümle söylenebilir:

“Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır…”

Görüşmek üzere.

70 Adet Windows Xp Teması



Ben de şu an RoyalMod adlı Xp temasını kullanıyorum ve
gayet de şık duruyor. Sizlere de bunlardan birini tavsiye ederim. Az değil 70
tane! Birisi elbet size uyar :)

Toplam: 61 MB


İndirmek için

BURAYA
tıklayın

Adımla Nasıl Berabersem - Şiir


Adimla Nasil Berabersem
.
Hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
bir dakika bile çikmiyorsun aklimdan
kosar gibi yürüyüsün
karanlikta bir isik gibi aydinlik gülüsün

Hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
uzak uzak yildizlarla çevrilmis kainatin
karanlik bosluklarinda akip giderken zaman

adimla nasil berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluga inanmis olmanin gururuyla rahat
koltugumuzun altinda birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
ayni sartlar altinda kismet olmiyan
gerçekleri görmenin aydinligi alinlarimizda

hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
sen bana kalbim kadar elim kadar yakinsin
.
Attila Ilhan

Reçeteniz

Bir Tıbbiyeli olarak bir sürü reçete ile karşılaştım ama en günceli ve en ilginç olanı - bana göre de gayet güzel olanı diyebilirim - sanırım bu reçete olsa gerek...

(Büyük halini görmek için resme tıklayın)

7 Harika

Bir grup ögrenciden Günümüz Dünyanin Yedi Harikasi'nin neler oldugunu düsündüklerine dair bir liste yapmalari istenir. Aralarinda anlasmazliklar çikmasina ragmen asagidakiler en fazla oyu alanlar;

1) Misir'in Büyük Piramitleri
2) Tac Mahal (Taj Mahal)
3) Büyük Kanyon (Grand Canyon)
4) Panama Kanali
5) Empire State Binasi
6) St. Peter Bazilikasi (St. Peter's Basilica)
7) Çin Seddi (China's Great Wall)

Ögretmen oylari toplarken, sessizce duran bir kiz ögrencisinin henüz kagidini vermemis oldugunu farkeder. Sonra ögrencisine kendi hazirladigi liste ile ilgili bir problem olup olmadigini sorar.

Kiz Ögrenci ise "Evet, biraz.
O kadar çok sey var ki, bir türlü karar veremiyorum" der. Ögretmen de ögrencisine "Peki, söyle bakalim senin listende neler var, belki biz sana yardimci olabiliriz" der. Kiz ögrenci önce duraksar ve
sonra okumaya baslar:"Bence Dünyanin Yedi Harikasi:
1) görmek
2) duymak
3) dokunmak
4) tatmak
5) hissetmek
6) gülmek
7) ve sevmek...

Odada sinek uçsa sesi duyulacak sekilde bir sessizlik olur.
Basit, siradan ve normal olarak düsündügümüz ve gözden kaçirdigimiz seyler gerçekte ne kadar da mükemmeldirler.

(alıntıdır)

Şehir İsimleri Nereden Geliyor?

E-posta grubumdan gelen bir bilgide şehir isimlerimizin bir kısmının kaynağına dair açıklamalar vardı, doğruluk derecesi nedir bilemem ama ilginizi çekebilir düşüncesiyle buraya yazmayı uygun gördüm:


*Van

Van'ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre "Şahmirankent" adı verildi. Daha sonra Persler döneminde buraya Van adında bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi.

Uşak

Çocuk veya genç adının halk dilinden söylenişidir. Bazı rivayetlere göre ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Urfa

Eski adı "Orhoe veya Orhai"dir. Şehir Babil hükümdarı Ramis-Nemrut tarafından kuruldu.

Tekirdağ

Adını, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.

Tokat

Eski adı "Komana Pontika"idi. Tokat adının Pontika adının halk arasından değişmiş şeklidir.

Trabzon

"Trapezus" sözcüğünden gelir. Anlamı dört köşe'dir.

Tunceli

Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani "tunç ülkesi" demektir.

Sakarya

Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

Samsun

Eski adı "Amisos"dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

Sivas

Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

Siirt

Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir rivayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

Rize

Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

Ordu

Eski adı "Kotyora"dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

Niğde

İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre "Nekide veya Nikde" demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

Nevşehir

Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı "Muşkara" idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

Malatya

Hititler döneminde buranın adı "Meliddu"dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

Manisa

Yunanca Magnesya'dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

Mardin

Mardin adı Süryanice'de Marde'den geldiği rivayet edilir. Romalılar "Maride" Araplar ise "Mardin" adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise Mer-din yani erkek, yiğit –görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Muğla

Eski adı "Mobolla"'dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

Muş

Bir rivayete göre süryanice'deki suyu bol anlamına glene Muşa'dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu "Muşet'den gelmiştir

Karaman

İlk ismi Laranda'dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.

Kahramanmaraş

Asıl adı Markasi'dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922'de kahraman ünvanı verildi.

Kars

MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

Kastamonu

Şehrin eski adı "Tumana"dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman'ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

Kayseri

Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

Kırşehir

Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

Kocaeli

Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

Konya

İsa'dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, "İsa'nın tasviri" anlamına gelen "ikonyum" adını verdiler. Abbasiler burayı alınca "Kuniye'ye" çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

Kütahya

Frigler buraya "Katyasiyum veya Katiation" adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir

İstanbul

MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.
Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla "Antion" olarak anıldı.
Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre "Konstantin veya Konstanpolis" adı verildi. Araplar "Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis" demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan "Stin-polis" deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu "Stin-Polis" şehrinden türetildi.
Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında "İslambol" adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İzmir

Şehrin asıl adı "Smyrna"dır. İzmir kelimesi smyrna'nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras'ın kızı Smyra'dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli'dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar'dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

Gaziantep

Şehrin eski adı Ayıntab'dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921'de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

Gümüşhane

Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir

Edirne

Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir "Hadrianopolis" dını alır. Hadrianus'un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

Elazığ

1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz'in onuruna "Mamuretülaziz" adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ'a çevrildi.

Erzincan

Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza'dır.

Erzurum

Ardı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.

Eskişehir

Eski adı Doylaion'dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona "Bizim eski Şehrimiz" anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.

Diyarbakır

Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir'dir. Bekir'in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va'il adlı Arap göçebe boyunun buraya yerleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır'ın eski adı Amid veya Amed'dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid'e Hamid de denilmiştir.

Denizli

Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe'de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili'dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

Çanakkale

Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz'daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

Çankırı

İlkçağda "Gangra" kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı'ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.

Çorum

Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

BURSA

Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias'ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)

BURDUR

Eski adı Askaniya'dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BOLU

Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

BİTLİS

Kimi tarihçilere göre, "Bageş" ya da "Pagiş" sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender'in komutanı "Lis" ya da "Badlis" burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BİNGÖL

Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİLECİK

Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

BAYBURT

Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı "Paypert" ya da "Pepert" idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BALIKESİR

Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio'dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça'da çok anlamına gelmektedir

AĞRI

İsmi sınırları içindeki "Ararat" dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

AKSARAY

Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir "Aksaray" adını işte bu beyaz saraydan aldı.

AMASYA

Amasya şehrini tarihçi Strabon'a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen "Amasesia" ismini verdi.

AYDIN

İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey'den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

ARTVİN

İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe'dir.

ANTALYA

MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

ANKARA

İslam kaynaklarında Ankara'nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça "Üzüm" anlamına gelen Engür'den, ya da Yunanca'da Koruk anlamına gelen"Aguirada'dan türemiştir.
Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki "Eğmek" anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; "Kıvrıntı",, anlamına gelen ankaba'dan veya Latince'den çengel anlamına gelen uncus'dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank "engebeli, karışık arazi anlamına gelir." Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTAKYA

MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya'yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

AFYONKARAHİSAR

Afyon türkülerinde sık sık "Hisar" sözcüğü geçer. "Hisarın bedenleri çevirin gidenleri" Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. "Hisar" kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere "Karahisar" dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar'ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir "Afyonkarahisar" adını aldı.

ADAPAZARI
Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. "Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün "Ada" ve "Pazar" sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir.

Hide Folders XP v2.7

Hide Folders XP girilmesini istemediğiniz dosyaları gizleyen bir program. Bu programda girilmesini istemediğiniz dosyaları seçiyorsunuz ve ardından program o dosyayı gizliyor. Yerini sadece siz biliyorsunuz. Sizden başka kimse bilmiyor ve buna ek olarak dosyalarınıza bakan kişiler o dosyaya girseler bile orada hiçbir şey göremiyorlar. Yani ne olursa olsun orası gizli kalıyor, taki siz gelip bu program ile açıncaya kadar. En büyük özelliklerinden biri de bütün disk formatlarını desteklemesi. Yani NTFS, FAT32 ve FAT dosya sistemlerini destekliyor.
İndirme adresi
http://rapidshare.com/files/14565506/Hide_Folders_Xp_v2.7.rar

Güle güle kullansınlar :)